LEVENT USLU yeniden genel başkan

Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikamızın (BEM-BİR-SEN) 6. Olağan Genel Kurulu, Büyük Anadolu Termal Otel’de gerçekleştirildi. Seçimde Genel Başkanımız Levent Uslu delege oylarının büyük çoğunluğunu alarak güven tazeledi.

Ankara’da bulunan Büyük Anadolu Termal Otel’de gerçekleştirilen BEM-BİR-SEN 6. Olağan Genel Kuruluna Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın, AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mehmet Özhaseki, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Üzeyir Tunç, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Bayraktutar ve Mehmet Emin Esen, Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Levent Uslu, Toç Bir-Sen Genel Başkanı Hüseyin Öztürk, Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Kenan Çalışkan, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, Büro Memur Sen Genel Başkanı Metin Yılancı, Birlik Haber Sen Genel Başkanı Ömer Budak, Kültür Memur-Sen Genel Başkanı Mecit Erdoğan, Genç Memur-Sen Başkanı Eyüp Beyhan, Engelli Memur-Sen Başkanı Elvan Uğurlu, il ve şube başkanlarımız ve delegasyon katıldı.

Halit Ortaköy’ün Divan Başkanlığına seçilmesi ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Genel Kurulumuzun açış konuşmasını ise Genel Başkanımız Levent Uslu yaptı.

Sözlerine merhum Genel Sekreterimiz İbrahim Keresteci ile vefat eden başkanlarımız Osman Diktaş, Ali Dilekcan ve Adem Deveci’yi anarak başlayan Genel Başkanımız Levent Uslu, yerel yönetim sendikacılığının diğer hizmet kollarına nazaran daha zor olduğunu belirterek sebebini şu sözlerle açıkladı:

“81 il, 950’yi aşkın ilçede sendikal faaliyet yürütüyoruz. Belediye Başkanlıkları, bağlı ve ilgili kuruluşlar olarak bakıldığında bünyesinde en çok kurum ve kuruluş barındıran hizmet kolu yerel yönetim hizmetleridir. Bizim için bir başka zorluk da hizmet kolumuzdaki belediyelerin farklı siyasi partiler tarafından yönetiliyor olmasıdır.”

3600 EK GÖSTERGE

“Yerelde adaleti sağlamadan, ülkede kalkınmayı gerçekleştirmek imkânsız.” diyerek taleplerimizi sıralayan Genel Başkanımız Levent Uslu, “Biz BEM-BİR-SEN olarak 3.600 ek gösterge konusunda, belli bir zümreye değil, tabandan tepeye bütün kamu görevlilerinin, özellikle yerel yönetim memurlarının dikkate alınmasını istiyoruz. Ek gösterge konusunda ortaya konacak iradenin, yapılacak düzenlemenin adalet hassasiyeti noktasında terazi işlevi göreceğinin bilinmesini istiyoruz. Ek gösterge konusunda, ayrıcalık ya da ayrımcılık değil kapsayıcılık esas alınmalı, daha fazla kamu görevlisinin mutlu olması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu.

İKİ UNVAN SORUNU

Genel Başkanımız Levent Uslu yerel yönetim hizmetleri kolunda iki unvanla ilgili mutlaka çözülmesi gereken iki büyük sorunu ise şu şekilde açıkladı:

“Bu salonda bizim ateş savaşçıları dediğimiz kahraman itfaiyecilerimiz var. Ve büyük zorluklarla vatandaşın hayatını kolaylaştırmaya çalışan nizam-intizam-ölçü mücadelesi veren zabıta memurlarımız var. İtfaiye ve zabıta kadrosunda görev yapan arkadaşlarımızın fiili hizmet zammı yani yıpranma tazminatı konusundaki mağduriyetleri giderilmelidir.

Zabıta arkadaşlarımız kolluk kuvveti kapsamındalar, fakat diğer kolluk unvanlarının aksine yıpranma tazminatı kapsamının dışındalar. Emniyet kuvvetlerimiz, jandarmamız, silahlı kuvvetlerimiz yıpranma tazminatı hakkına sahip zabıta değil. ‘Neden?’ sorusuna verilebilecek anlamlı ve hukuka uygun bir cevap bulamadık çünkü böyle bir cevap yok. Kısaca, Zabıta memurlarımızın fiili hizmet zammından yararlanması gerekiyor.

İTFAİYECİLERİN SORUNLARI

İtfaiyeci arkadaşlarımızda durum daha vahim. Kağıt üzerinde yıpranma tazminatı hakkına sahipler fakat hayat üzerinden bakıldığında bu hakkın verilmemesi arkadaşlarımızı yıpratıyor. Niçin böyle söylüyorum? Çünkü itfaiyeci arkadaşımızın yıpranma tazminatı yıllık 60 gün. Mevcut tazminat hesaplama yöntemine göre bırakın yılda 60 gün tazminat hak etmeyi, çalışma hayatı boyunca 60 günü alması neredeyse imkânsız. Çünkü yıpranma tazminatı gün ya da ay esasına göre değil saniye ve dakika esasına göre hesaplanıyor. Yangınla mücadele kapsamında yapılan mesai kaç dakika ya da kaç saat sürmüşse onun üzerinden yıpranma tazminatı alıyorsunuz. Diyelim ki ayda 3 saat yangınla mücadele ettiniz. Bu durumda alacağınız yıpranma payı, yaklaşık 30 dakika civarında. ‘Ne kadar yangın o kadar yıpranma’ anlayışı var. Fakat milletvekili, polis, gazeteci, jandarma iseniz bu durumda unvanınız esas alınıyor ve yıllık azami süre üzerinden yıpranma tazminatından faydalanabiliyorsunuz. Bir tarafta işin yapılma süresi üzerinden, diğer tarafta ise unvan üzerinden yıpranma tazminatı ödeniyor. Kısaca itfaiyeci arkadaşlarımızın yıpranma tazminatındaki adaletsizlik ateşi hala yanıyor ve söndürülmeyi bekliyor.

Yerel yönetimlerde fazla çalışma ücretinden, ikramiye tutarlarına, ek ödemle oranlarından, sözleşmeli personel istihdamına birçok konuda talebimiz, teklifimiz ve sona ermesini istediğimiz mağduriyetimiz var.

SÖZLEŞMELİ MEMURLAR VE ANKARA’DAKİ SIKINTILAR

Sözleşmeli memurlarımızın sıkıntısını ise “Sözleşmeli memur kardeşlerimizin sesi çığlıkları bizim de sesimiz çığlıklarımızdır. Bu suni problem bir an önce bitirilmeli, 6 yıllık özlem bitirilmeli, kadrolar bir an önce verilmelidir.” sözleriyle dile getiren Genel Başkanımız Levent Uslu, Ankara Büyükşehir Belediyesinde çalışan memurlarımızın mağduriyetlerini de Mehmet Özhaseki’ye hitaben şu sözlerle dile getirdi:

“Ankara Büyükşehir Belediyesinde kamu görevlilerinin çocuklarının yararlanmasına yönelik bir kreş ve kreş hizmeti yok. Ben eminim ki, 1 Nisan itibariyle Haseki Başkan bir kreşin bir sosyal tesisin bir kompleksin açılışını yapar.

Ankara Büyükşehir Belediyesindeki kamu görevlileri görevde yükselme hakkından ve imkânından da uzunca bir süredir mahrumlar. Görevde yükselme sınavının uzunca bir süredir açılmaması, sınav kapsamındaki kadrolara başka kurumlardan naklen atama yapılması gibi sıkıntılar, memurlarımızın motivasyonunu ve iç huzurunu ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Uzun süredir görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının açılmadığı gerçeği dikkate alındığında, belediye çalışanlarımızın bu konudaki sitemini de tepkisini de makul görmek ve desteklemek gerek.”

HASEKİ BAŞKAN’DAN “YÜZDE 100” BEKLENTİMİZ

Göreve gelir gelmez SDS imzalayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’ya da teşekkür eden Genel Başkanımız Levent Uslu, “Sosyal Denge tazminatı gerek yargı zemininde gerekse yürütme ve yasama zemininde BEM-BİR-SEN’in sendikacılığa, sendikal hayata ve mevzuata kazandırdığı bir kazanım olarak tescil edilmiştir. Sosyal Denge Tazminatındaki yüzdesel sınırlama kaldırılarak ‘asgari destek tutarının belirlenmesi’ gerekir. Yerel yönetim memurlarına performans ikramiyesi verilmesi bir çözüm yoludur. Ancak mevcut uygulama, çalışan memurlarımızın sadece yüzde 10’unu kapsamaktadır. Bu kapsam çeşitli oranlardan yüzde 100’e kadar genişletilebilmeli, bu konudaki yetki belediye meclislerine bırakılmalıdır. Kapsam oranı ve memur sayısına da belediye meclisleri karar vermelidir.

Sosyal denge tazminatında, cimriliğin değil cömertliğin, çekinmenin değil güvenmenin, zorlaştırmanın değil kolaylaştırmanın esas alınmasını bekliyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi memurları, Ankara’daki belediyelerde, Türkiye’deki tüm belediyelerde ve özel idarelerde çalışan memurlarımız kendi kulaklarıyla sizin ağzınızdan duymak istiyorlar. Haseki Başkan’dan hepinizin huzurunda bir söz almak istiyorum: Başkanım 1 Nisan sonrasında atacağınız ilk imzalardan biri sosyal denge sözleşmesi olsun. Ankara Büyükşehir Belediyesi, diğer ilçe belediyelerine de örnek olsun ve sosyal denge tazminatında üst sınırı zorlayıp memurlarını sevindirsin. Sosyal Denge Sözleşmesinde Ankara başkent olmanın hakkını versin ve başı çeksin.” çağrısında bulundu.

MEHMET ÖZHASEKİ’DEN YÜZDE 100 SÖZ!

Genel Başkanımız Levent Uslu’nun ardından kürsüye gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mehmet Özhaseki ise sıcağı sıcağına Genel Başkanımızın talebine cevap verdi:

“Belediye çalışanlarının statü karmaşasının giderilmesi gerek. Aynı masada, aynı odada 7-8 grup arkadaş var. Bunların bir an önce giderilmesi, bunların bitmesi lazım. Doğru değil. Yeni bir statüyle mutlaka çalışanların hakkının gözetildiği bir ortamın sağlanması lazım. Bir taraftan belki de belediyelerin kendi meclislerinde yapacakları işler var, bir taraftan da kanunen düzenlemeye muhtaç işler var. Bunların bir an önce düzenlenip ortaya konması lazım. Bu noktada bana düşen neyse, üzerime düşeni yapmaya çalışacağım. Belediye başkanı olduğumda en azından sosyal denge tazminatı, bunların konması için uğraşmış, mücadele etmiş bir kardeşinizim. Bunun yüzde 50 verilmesi ne demek, öyle şey olabilir mi? Tamamının verilmesi lazım, sözüm benim.”

Mehmet Özhaseki, büyük bir titizlikle ve gayretle şehirleri yeniden inşa etmeleri gerektiğine işaret ederek, Ankara’nın sorunlarını ve neler yapılması gerektiğini çok iyi bildiklerinin altını çizdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Özhaseki, “En azından çalışan arkadaşlarımızın durumunun iyileştirilmesi, hanım kardeşlerimizin kreş gibi yerlere kavuşarak gözlerinin arkada olmaması lazım. Çalışanlarımızın mutluluğundan başlayarak tüm şehrin mutluluğuna gidecek yolda doğru adımlar atmalıyız.” diye konuştu.

“KİMLİKSİZ ŞEHİRLER, SAĞLIKSIZ YAPILAR”

Özhaseki, Türkiye’deki şehircilik anlayışı olarak ortaya çıkan manzarada iki tespitin bulunduğunu, bunlardan birincisinin kimliksiz şehirler, ikincisinin ise sağlıksız yapılar olduğunu söyledi.

Özhaseki, “Bir medeniyet adı koymak icap edilse, ‘Ne diyebiliriz bu şehirlere?’ denilse, herhalde olsa olsa ‘arabesk medeniyet’ denilebilir. Kocaman binalar, yanında öksüz kalmış bir tarihi yapı, onun yanında gecekondu, onun yanında üç katlı evler. Hepsi iç içe girmiş vaziyette.” değerlendirmesinde bulundu.

Bunun Türkiye’ye yakışmadığını vurgulayan Özhaseki, bu durumu yeniden tersine çevirerek, işin başından başlayarak yeni bir anlayışı ortaya koymaları gerektiğini kaydetti.

Özhaseki, 1994’te ortaya konulan belediyecilik anlayışından örnekler verdi, AK Parti dönemindeki belediyeciliği ve yapılanları anlattı.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yapılan hizmetlerin birçoğu için devletin cebinden para çıkmadığını vurgulayan Özhaseki, “Ama ben biliyorum ki Kocaeli’de sol bir kafa, benim yaptırdığım barajın dörtte bir büyüklüğünde bir baraj yaptı, 3,5 milyar dolar devleti borçlandırdı. Yani Ankara Büyükşehir Belediyesinin yatırım bütçesinin 10 misli. Geçenlerde Kocaeli Belediye Başkanımızı aradım, ayda 15 milyon dolar hala borç ödemeye devam ediyor. Bu nasıl bir iştir?” diye konuştu.

“BEYTÜLMALDE 82 MİLYONUN HAKKI VAR”

Belediye bütçesinin mal, can ve namustan bile aziz olduğunu söyleyen Özhaseki, “Çünkü bu beytülmal. 82 milyonun hakkı var. Beytülmal içinde benim hakkım 82 milyon da bir. Vatandaş bana bunu doğru yönet diye teslim ediyor. Belediye başkanının tek kişi ya da grupla kavgası olur, o da beytülmale göz dikenlerle. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde ‘Beytülmalden eski bir hırka aşıran savaşta ölse şehit olmaz ve cennet kokusu duymaz.’ Bundan büyük ihtar olur mu? Bunu temel düstur hâline getireceğiz. Uymayanları uyaracağız. Baktık ki olmuyor ‘senin bizimle ilgin yok’ deyip kapıdan dışarı atacağız.” dedi.

“BORÇSUZ, SORUNSUZ, KASASI PARA DOLU BELEDİYE BIRAKTIM”

21 yıllık belediye başkanlığını da anlatan Özhaseki sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“21 yıl önce belediyecilik hayatımın ilk günlerinde alt yapı yok, kanalizasyon hiç yok, şehrin ortasından simsiyah bir ırmak akıyor, içine çocuklar düşüyor boğuluyordu. Üç beş tane park vardı, onlar da mafya işgali altında idi. Belediye ihalelerine mafya dışında kimse giremiyordu. Bismillah dedik işe başladık. Şükürler olsun 21 arkadaşlarımla, personelimizle, kardeşlerimle birlikte çalıştık ve şehrin bir gram alt yapı sorunu kalmadı. Sosyal tesisler, üst yapılar, şehri büyütecek devasa merkezler, dev projeler. Ve bunların çoğunda devletin cebinden para çıkmadı. Baraj, stadyum, terminal, spor kompleksi gibi işlerde devletin bir kuruş parasını harcamadan yaptırdım. Ama ben biliyorum ki Kocaeli’de sol bir kafa, benim yaptırdığım barajın dörtte biri büyüklüğünde bir baraj yaptı, 3,5 milyar dolar devleti borçlandırdı. Yani Ankara Büyükşehir Belediyesinin yatırım bütçesinin 10 misli. Geçenlerde Kocaeli Belediye Başkanımızı aradım, ayda 15 milyon dolar hala borç ödemeye devam ediyor. Bu nasıl bir iştir? Birisi geliyor 4 misli büyük bir baraj yaptırıyor, milletin cebinden tek kuruş çıkmıyor üstelik elektrik üretiyoruz; diğeri geliyor ufacık bir baraj yaptırıyor ve 3,5 milyar dolar. Mahkemelerde aklanabilirsin ama yarın bir gün Cenab-ı Allah’a nasıl hesap vereceksiniz bunu söyleyin asıl siz. Çok şükür borcu olmayan, hiçbir sorunu bulunmayan, kasası da bol bol para dolu bir belediye teslim ettim. 21 yıllık belediyecilik hayatımda Allah şahittir ki bir gram ne benim boğazımdan ne de yavurumun boğazından geçti.”

ALİ YALÇIN: MEMUR-SEN OLARAK YENİ BİR TARİHİN EŞİĞİNDEYİZ
Memur-Sen’imizin kurucusu, Kudüs Şairi Mehmet Akif İnan’ın “Bir adım atarsak kafes kırılır, Belki birden erir zincirlerimiz” dizeleriyle sözlerine başlayan Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın, “1992 yılında ilk adımı atarak, ülkedeki demokratik zeminin üzerindeki vesayet sistemini kırmak, millet iradesinin nüksetmesine vesile olmak, emeğin, hakkın, alın terinin karşılığının temin edilmesi noktasında yeni bir ülke temin edilmesi noktasında gecesini gündüzüne katma gayretinin üzerinden geçen süre yarım asra yaklaşırken, çeyrek asrı bulan sendikal hareketlerimizden, Memur-Sen’imizin gözde ve güçlü sendikalarından BEM-BİR-SEN’imizin 6. Olağan Genel Kurulunun hayırlara vesile olsun” temennisinde bulundu.

Memur-Sen Genel Başkanımız Ali Yalçın şunları söyledi:

“Bugün burada BEM-BİR-SEN’imizin önümüzdeki 4 yılına ilişkin bir tercihi göstermek, irade beyanında bulunmak, yeni bir yolculuğu bugün burada mottolamak ve yarına ilişkin büyük yürüyüşü bugün burada tutanak altına almak noktasında bir irade beyanı için bir aradayız. Memur-Sen ailesi 1 milyonu aşan kitlesiyle, örgütlü gücüyle, Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olmanın ötesinde Türkiye’deki bütün emek kesimini geride bıraktığımız yıl içerisinde Uluslararası Çalışma Örgütünde (ILO) 66 yıl sonra nöbet değişimini sağlayarak temsil etmiş, Türkiye’nin emek kesiminin sözcüsü, kamu görevlileri sendikacılığının toplu sözleşme masasında temsilcisi ve bütün emek kesiminin bu anlamda hissiyatını ifade eden kalesidir.
BEM-BİR-SEN ailesinin 6. Olağan Genel Kuruluna giden süreçte, sendikalarının birer birer olağan genel kurullarını icra ettiği bir tarihsel kesitte, bir zaman dilimi içerisindeyiz. Başlanılan noktadan gelinen noktaya, bu bulunduğumuz andan yarına ilişkin yolculuğa değişmeyecek olan tek şey sabit ayağımızı bastığımız ve asla oynatmak niyetinde de olmadığımız, hareketli ayağımızla da Mevlana’nın pergel metaforunda ifade ettiği gibi bütün toplumu, bütün insanlığı kuşatan geniş haneler, geniş halkalar çizerek toplumun tamamının kendini içerisinde hissedebildiği bir emek örgütünü oluşturma irademizi gelinen noktadan daha da öteye taşıyabilmektir. Onun için, yola çıkışımızda erdemli bir duruş vardır. Bugün geldiğimiz noktada erdemli bir yürüyüş var, başladığımız noktadan geldiğimiz noktaya asla bir değişiklik göstermedik. Temin ediyoruz ki bundan sonraki yolculukta da bu teşkilat asla bir değişiklik göstermeyecek, medeniyet değerlerine yaslanan, medeniyet değerlerinden beslenen erdemli bir sendikal hareket olarak sınırlarının dışına taşan bu sendikal yolculuğu dünyanın bütün emek kesimleriyle bir arada, dayanışma içerisinde daha da büyütecek, yeni bir Türkiye’nin mümkün olması noktasında gösterilen irade, adil bir dünyanın oluşması noktasında da hayrına çalışacak bir güç olarak varlığını devam ettirecektir. Memur-Sen ailesi hiçbir zaman milletin hilafına iş yapmadı. Hiçbir zaman kendisini bu milletten alacaklı görmedi. Kendisini hep bu millete borçlu gördü. Biz sendikal hareketimizde, başladığımız noktadan bugüne kadar millete kendisini borçlu gören bir kitleyiz. Millete borcunu ödeme gayretinde olan bir kitleyiz. Bunu yaparken millî gelirden adil bir şekilde dağıtımın yapılması, emeğin, alın terinin ve hakkın düzgün şekilde temsil edilmesi noktasında gayret gösteren bir kitleyiz. Bu ülkenin zor zamanlarında, dar zamanlarında, cesaret gerektiren anlarında Memur-Sen ailesi hiçbir zaman yanlış yerde durmadı. Hep millet iradesinin yanında durdu. Bu ülkede millet iradesi saygın olsun, omzu kabarık olanlar, apoletliler, postallılar bu milletin iradesini çalmaya yeltendiklerinde ve hamle yaptıklarında başarısız olsunlar diye hep onların karşısında bulundu. Geldiğimiz noktada hamd ediyoruz, şükrediyoruz. Tarihimizde yüzümüzü yere eğecek hiçbir hikâyemiz hiçbir bakiyemiz yok. En son 15 Temmuz hain darbe girişiminde, işgal hareketinde Memur-Sen ailesi bu anlamda başlangıçtan bugüne kadar ki süreçte bu duruşunu yine bozmayarak, herkesten önce sokağa çıkarak ve bütün toplumu sokağa çağırarak, halkın gücünün tankın gücünden yüksek olduğunu gösterme iradesini bizzat yansıtan ve millî irade nöbetleriyle geceler boyu nöbetler tutan ve bugün hâlâ aynı kararlılıkla yolculuğunu sürdürerek, vesayetin bu ülkede tahkim edilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin bir daha korku tünellerine çekilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkede millet iradesinin örselenmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Demokratik hak ve özgürlüklerin, temel hak ve hürriyetlerin asla yok sayılmasına bir daha fırsat vermeyeceğiz ve bir daha asla eski Türkiye’ye dönülmesine fırsat vermeyeceğiz.”

TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ

Ağustos ayında gerçekleştirilecek Toplu Sözleşme görüşmelerine de değinen Yalçın, “Memur-Sen ailesi başladığı noktadan geldiği noktaya yüzlerce kazanım almış bir kitle. Önümüzde toplu sözleşme var. Aileler ile beraber 20 milyonluk bir kitle için masada ter döken, toplumun dörtte birinin milli gelirden alacağı payı belirleme yetkisini sırtımızda taşıyan bir aileyiz. Önümüzde sorunlarımız var. Çözülmesi gereken sorunlarımız var. Bu sorunları çözmenin yolu bir araya gelerek daha güçlü ve daha dirayetli durmaktır.” ifadelerini kullandı.

4688 YENİ TÜRKİYE’YE UYGUN ŞEKİLDE REVİZE EDİLMELİ
Kamu Görevlileri Sendikacılığı Kanunu’nun değişmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, “Kamu görevlileri sendikacılığının yasal mevzuatı hem lafzı hem ruhu değiştirilmelidir.” dedi.
Toplu sözleşme görüşmelerinde yetkili sendika ve konfederasyonlar dışında yetkisiz olanların da yer almasını çözüm üretme noktasında engel teşkil ettiğini belirten Yalçın, yetkili ve yetkisiz olmanın bir farkı olması gerektiğini söyledi. Yedek yetkili sendika /konfederasyon tanımına da değinen Yalçın, bu tanımın kanundan çıkarılması gerektiğini ifade ederek toplu sözleşmenin kapsamının da genişletilmesi gerektiğini söyledi.

SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MESUT DOĞAN

Protokol konuşmaları bölümünde hitap eden Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan ise siyasette ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı bir dil ve politikanın kullanılmaması gerektiğini, toplumun birleştirici üslup ve siyasetle muhatap olması gerektiğini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan sözlerine şu şekilde devam etti:

“Ülkemizin her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Ama maalesef yerel seçimler arifesinde görüyoruz ki siyasetin temel dili kutuplaştırıcı dil olmuş. Bu dilden şiddetle uzak durmak gerekiyor. Bizler Millî Görüşçüler olarak birleştirici dili benimsiyor ve tavsiye ediyoruz.”

SEÇİMLER

  1. Olağan Genel Kurulunda iki liste yarıştı. Mevcut Genel Başkanımız Levent Uslu’nun listesi Recayi Karslı, Medeni Sevinç, Ahmet Selim Kadıoğlu ve Nurettin Sever’den oluştu. Levent Uslu’ya ait liste delegenin büyük çoğunluğunun oyunu alarak güven tazeledi.
  • aliaslan1
  • aliyakup3
  • levent4
  • yakup2
  • 1
  • 2

Tags

 
 
 
new balance oakley converse Scarpe Adidas scarpe Nike Scarpe louis vuitton Ray ban adidas Adidas superstar longchamp air max Cinture scarpe Puma
Puma Scarpe Scarpe nike air max scarpe asics adidas Scarpe Reebok nike air force Saucony polo camicie Polo Ralph Lauren scarpe Nike Cappelli
Levitra Vendita Cialis Professional kaufen Viagra Super Active kaufen Cialis Soft Acheter Kamagra Oral Jelly Potenzmittel Viagra Compra Levitra In Italia Viagra sverige viagra prix Cialis Viagra Strips Dapoxétine Miglior Sito Per Comprare Levitra Generico cialis pris Viagra kaufen Acheter Priligy viagra kaufen ohne rezept cialis kopen Cialis Preis
cialis venta kamagra oral jelly kamagra precio levitra generico levitra sin receta kamagra sobres kamagra oral jelly opiniones levitra generico precio viagra generica viagra generico cialis generico viagra precio en farmacia viagra masculina cialis efectos secundarios cialis venta
shared on wplocker.com